|
Bu konu uzun zamandan beri dikkatimi ceken bir konu ... Gerek internette gerek değişik kaynaklarda arastırdım bir süre . Oldukca ilginc gercekden ...
Ağrı dağındaki Ufo ve naziler :
1937 Temmuz’unda, Hitler ve Göring’in emirleri ile her çeşit doğaüstü,bilimsel, dinsel ve okült objeleri incelemek ve araştırmak üzeredünyanın dört bir tarafına özel araştırma timleri gönderilmeyebaşlandı. Araştırılan cisimlerden biri de kutsal kitaplarda adı geçen Nuh’un gemisi idi. Gemi için İran ve Türkiye arasında dağlardaaraştırma yapan tim, Dicle nehri kenarındaki bir köyün yaşlılarındanhayli ilginç bir hikaye duydu. Bu hikayeye göre, 200 nesil evvel esrarengiz parlak bir “ev”, gökten çok gürültü çıkarak, yere düşmüştü.Bir zaman sonra köyden köye yolculuk yapan bir şahıs bu esrarengizcisimle karılaşmıştı. Şahsın ifadesine göre, cisim ıslık gibi bir ses çıkarmakta ve dokunulmayacak kadar sıcaktı. Ayrıca pis bir koku da yaymakta idi. Bu hikaye, araştırmayı yürüten tim tarafından derha lAlmanya’ya bildirildi.
Bir ay sonra bölgeye iki araştırma timi daha gönderildi. Bölgeye gelen bir grup bilim adamı, Hitlerin savaş makinesının “Özel Silahlar” bölümünün öncüleri idiler. Bu grup “evi” aramaya koyuldu ve onu sağlam birvaziyette buldular. Bu, “dünya-dışı” bir geminin ilk ele geçirilişioldu.
Disk 25 m. Çapında ve 8. m yüksekliğinde idi. Gemigirişi olmayan metalik bir görünümde idi. Gemi dış güçlere karşıda oldukça duyarlı idi ve toprağın birkaç metre üstünde havada yüzer gib iduruyordu. Ayrıca en ufak bir dokunuşla hareket edebiliyordu. 1938Aralık ayında disk, Almanya’nın en önde gelen bilim adamlarının toplandığı, Münih’in kuzeyinde bir yere getirildi. Etraftaki dağların çevrelediği bir tuz madeni, diski araştırma ve gerekirse üretmek için gerekli tesisler haline döndürüldü.
Yapılan tetkikle rneticesinde geminin, dünyadaki herhangi bir devletin çok gizli bir silahı olamayacağı anlaşıldı. Nazi bilim adamları kısa zamanda gemi ve işleme sistemlerini anlamakta başarılı oldular.
1941Temmuz’unda Almanya bilim adamlarından biri ABD’ye kaçıp, bildiklerini anlatmasaydı, kimse Hitler’in neye sahip olduğunu ve onunla ne yapmayı tasarladığını bilemeyecekti. II. Dünya Savaşı’nın sonunda, Ruslar’danhızlı davranan ABD Askeri İstihbaratı, “Oz” kod adı altında Nazi tesislerini ve yukarıda adı geçen diski ele geçirdi. Disk derhal ABD’eyollandı. Fakat diğer yandan Sovyetler de 6 ay sonra esir aldıkları Alman bilim adamları vasıtasıyla, Almanların ele geçirdiği dünyadışı diskten haberdar oldular NAZİ ALMANYASININ TEKNOLOJİK SIRLARI VE UFOLAR 7 haziran 1945 tarihli new york times gazetesindeki haber şöyleydi:”uçan daireler bir gizli silahtır.almanlar tarafından üretilmiş we ülkenin batı sınırında ortaya çıkmıştır.amerikan hawa kuwwetlerinin werdiği bilgiye göre , almanya göklerinde uçan gümüş balonlar görülmüştür.hatta bunların bazıları neredeyse saydam yapıdadır.” haberi izleyen günlerde UFOların alman yapımı silahlar olduğu dedikodusu hızla yayıldı.Alman silah endüstrisinin bu garip nesneleri ürettiğine inanılıyordu.UFO gözlemleri hızla artarken,özellikle iskandinavya gökleri sık sık uçan gemiler tarafından ziyaret ediliyordu.İskandinawyada alman garnizonları kurulmuş ve bunlar sawaşın sonuna kadar bölgede kalmışlardı.bu dönemde “SS” ideolojisi, yapılan bilimsel araştırmalar doğrultusundainsanlığın yararına we çok sayıda kişi tarafından kullanılabilecek yeni enerji kaynakları aramaya yönelikti.araştırma birimleri U-13 ve E-4, bu yeni teknolojiyi mükemmel hale getirmek için çalışıyordu.Böylece victor Schönberger ‘in uçandaire taslakları ortaya cıktı.Cisimlere Haunebu-1 we haunebu-2 isimleri werildi. hazırlanan plan we çizimlerin, ünlü temasçı George Adamski’nin 1952 yılında resmini çektiği ufolarıyla inanılmaz bir benzerliğe sahipti…
Almanlar 1941 ve 1942 yıllarında daire biçimli uçak üretimine çoktan girmişti bile.Ancak ilk denemelerde çok büyük yapım hataları ortaya çıktı. V-1, V-2, V-4 den sonra,1942 yılında mühendis Richard Miethe , italyan bilim adamı Giuseppe Bellonzo ile V-7 nin yeni modeli üzerinde çalışmaya başladı.zaman geçerken Hitler in de desteğini alan Miethe-bellonzo ekibi,Schriever-Habermohl ikilisiyle ortak araştırmaya girdiler.böylece inanılmaz efsanevi V-7 ortaya çıktı ilk uçuş denemesi 20.813 metre , ikinci uçuşta ise 24.200 metreye kadar yükseldi.
Diğer yandan Vril adıyla bilinen uçan diskler projeside dewam ediyordu.Bu projenin mimarı Schumann grubuydu we mucize yaratan silahlar konusunda uzmanlaşmış SS E-4 bölümünden destek alıyordu. Vril-1 serisinde tam17 cismin üretildiği biliniyor. disklerin çapı 11.56 metre idi we 2.900 kilometre saat hızına ulaşabiliyorlardı. garip bir biçimde Vril-1 ve Vril-9 un görünümleri ,amerikalı astronot Edwin Aldrige’in ay yüzeyinde gördüğü nesnelere çok benziyordu!..
Almanlar savaşın sonuna kadar silahlarını mükemmel hale getirmek için çalışmayı sürdürdüler. Yeni projelerine ” ateş topu” adını wermişlerdi.Radyo dalgalarıyla yönlendirilen ateş toplarının tek amacı wardı: yok etmek!.. Düşman uçaklarından çıkan gazı buluyor we radarlarını işlemez hale getiriyordu.Motorun yada elektrik sisteminin tümüyleçökmesini sağlayan ateş topları ürkütücüydü. Bu özellik ,bazı UFO gözlemlerinde, UFO’nun yakın teması sırasında araba motorlarını durdurması , elektrik kesilmesi yada elektrikle çalışan cihazlardaki geçici bozulmayı akla getiriyor. O dönemde, bugün UFO adını werdiğimiz dairesel biçimli taşıt araçları inşaa edildi, kullanıldı we tanıklar tarafndan sayısız gözlem yapıldı.Şimdi bu tanıklardan birini orjinal almanca metinden yapılan çewiriyle yeniden gözden geçirelim.çok gizli askeri belge özelliğitaşıyan gözlemde tanığın adı we kimliği açıklanmamıştır: “almanya’nın Bavyera bölgesindeydim.cumartesi öğleden sonra , akşam olmak üzereydi.karşı taraftan yüksekliği pek de fazla olmayan uçan bir cismin yaklaştığını gördüm.Çapı 8 ila 20 metre arasndaydı.çewresine ıslık sesi yayıyordu we cisim hafif bir titrreşim ile sarsılıyordu.Cismin alt kısmında üç yarım küre bir tanede mawi nokta wardı. ortadaki gamalı haç resmi hemen dikkatimi çekti.pencere benzer birşey yoktu sadece delikler wardı.Bu ıssız mekanda we cewrede artık çalışmayan eski fabrikalardan başka bina yoktu.garip cisim alçaldı we görebildiğim kadarıyla bir duwarın arkasnda yere indi.Az sonra ortaya çıkan kamyon cisme yaklaştı we uzaktan pek de seçemediğim şeyler olmaya başladı.sadece insan formunda iki silüet görebildim.biri uçan cismin alt tarafnda diğeri ise üstündeydi.Uçan disk yüzeyi metal plakalarla kaplanmışa benziyordu. Hem alttaki üç küre hemde üst tarafta çıkış borusuna benzeyen bölümler dikkatimi çekti. Az sonra ‘NSU 80 Solingen’ plakalı bir araba geldi.Bunu yeşil bir volkswagen izledi.Gidip yakından bakmaya karar werdiğimde ise , uçan cisim çoktan ortadan kaybolmuştu.Yaptığım gözlemden bir hafta sonra ,bu bölgede pek çok kişinin ufo gördüğüne dair raporlar werildi.benimle aynı cismi yada benzerlerini görmüş olabileceklerini düşündüm.Benzincide çalışan bir adamla konuştuğumda onunda aynı cismi gördüğünü öğrendim.”
baska 1 elden göze alırsak , yüzlerce nazi gizli projelerinden biri olan haunebu projesi nazilerin üstün teknolojik gücünü gösteren bir araçtır bu ufo nun denendiği laboratuvarın enkazı halen çek cumhuriyetinde bulunmaktadır antigraviton etkisiyle çalışmaktadır yerçekimini tersine vererek hareket etmektedir özellikle 2. dünya savaşından sonra ufo olaylarında hızlı bir artma görülmüştür ve bu olaylarda gözlenen ve fotorafı çekilen ufo lar haunebu nun şeklindedir haunebu ların ana üssünün antartika olduğu sanılmaktadır savaştan sonra antartikaya keşif gezisi altında amerikalılar bombardıman uçaklarıyla gitmişlerdir peki keşif gezisinde bu uçakların ne işi vardı vede yeşil göller görüldüğü şeklinde ifadeleri olmuştu peki gölün antartikada donmadan durmasının sebebi neydi bir de daha önemlisi antartikanın ortasında bulunan bir nazi bayrağıydı bu bayrağın antartikanın ortasında ne işi vardı araştırmalara göre kutup bölgelerinde dünya kabuğunun iç kesimlerinde bulunan agarta ve şamballa denilen yerlere geçitler vardı zaten araştırmalarda dünyanın tam çekirdeğinde yüksek enerji olduğu sonuçları ortaya çıkmaktadır zaten yeraltı uygarlıkları efsanelerine göre dünyanın artasında bir enerji kaynağından söz edilmektedir bu kadar tesadüf rastlantı olamaz bir şekildedir nazilerin haunebu yardımıyla mars gezegenine gittikleri sanılmaktadır mars la ilgili bulunan bir fotorafta mars üzerinde haunebu 2 görülmektedir bur da da bir üs kurulduğundan söz edilmektedir haunebu 2 bir ss projesidir bilindiği gibi ss ler en seçkin savaşçılardan oluşmaktadır ss lerin bir kolu olan müslüman savaşçılardan oluşan hançer birliğide bu organizasyonun içinde bulunmaktadır ss ler zamanla gizemli konularda yoğunlaşarak ufo yapımına ağırlık vermişlerdir haunebu ların ışık hızına yakın bir hızda oldukları tahmin edilmektedir ayrıca nazilerin çalışmaları arasında birde ışın silahı projesi bulun maktadır haunebuların bu silahla donatıldığı sanılmaktadır bir haunebu taşıyıcısı olan silindir şeklindeki bir ufo projesi de bulunmaktadır bu aracın tıpatıp benzeri 1970 li yıllarda sovyet uçakları tarafından görülmüş ve uçakların ateşinden etkilenmemiş ve bir sovyet mig 25 foxbat uçağı bu silindir şeklindeki araç tarafından düşürülmüş ve diğer uçaklar kendilerini zor kurtarmışlardır bu gibi olağanüstü fenomenler bizlere nazi lerin teknolojide zamanımızın ötesine geçtiklerini göstermektedir zaten savaştan sonra müttefikler bunu dile getirmişler ve nazilerin zaman ötesi buluşlarına bir isim takarak bunlara acaipler adını vermişlerdir nazilerin teknolojik olarak bu kadar ilerlemelerine ilişkin görüşler ortaya atılmış ve kimileri uzaylılarla temas kurduklarını kimileri zamanda yolculuğu başardıklarını ifade etmişlerdir fakat bilinmesi gereken bir şey vardırki o da atlantis ve lemuria dan kalan ayrıntıların bu konularda katkı payının büyük olduğudur.
Rusya’nın RTR televizyonu, ’Gezegenimiz’ adlı özel belgesel kanalında, Adolf Hitler’in, Piri Reis haritasını kullanarak Antarktika’da UFO üssü kurduğunu ileri sürüldü.
40 dakikalık belgeselde, Nazi’lerin ilginç deneysel çalışmalarını Rus askeri tarihçi Dimtriy Filipov anlattı. Dimitrov’a göre Naziler, Piri Reis’in 16. Yüzyılda çizdiği haritanın çağdaş haritalara göre çok daha gerçekçi olduğunu, ancak Güney kutbunda ciddi sapma yaptığını farketmiş.
Uzaylılar mı çizdi
Bunun üzerine Nazi denizaltıları dipten araştırma yapınca, hayretten dona kalmış. Piri Reis haritasında gösterilen Antarktika haritası 10 milyon yıl öncesinin henüz buz tutmamış kara parçasını gösteriyormuş. Bunun üzerine Piri Reis’in haritasının dünya dışı varlıkların bıraktığı bilgilerle hazırlandığı sonucuna varan Nazi bilim adamları, 1939 yılına gelindiğinde Antarktika ortasında, buzulların 1,5 km altında tatlı su gölleri bulmuş.
Antarktika’ya "Schvabia" adını veren Almanlar, buzların altında bilimsel ve askeri üst kurarak, uçan daire teknolojisini içeren bulguları değerlendirmeye başlamış.
Nazi’lerin büyük sırrı
Rus belgeselinde, Piri Reis haritasıyla başlayan Nazi keşiflerinin en ilginç bölümü ise, 1945 yılı sonrası dönemini kapsamakta. Berlin’e giren Amerikan ve Rus birlikleri, elbette Nazi sırlarının peşine düşmüş. Amerikan istihbaratı, Antarktika’daki gizli Alman üssü varlığından da bu bölgelerden haberdar olmuş.
UFO’lar kaçmış
1947 yılında Amerikan donanmasından biri uçak gemisi 15 savaş gemisi, Amiral Berton komutasında Güney Kutbu’na sözüm ona bilimsel sefere çıkmış. ABD donanmasının asıl amacı, kutuptaki Nazi kalıntılarını yok etmekmiş. Bundan sonra kutupta yaşanan olaylar Rus tarihçilerin belgeselde söylediklerine göre, günümüzde bile "çok gizli" damgasıyla sır olarak tutuluyor. ABD savaş gemileri bölgeye ulaştığında suyun içinden tabağı andıran dev daireler havalanarak bilinmeyen ışınlar püskürtmek suretiyle 50 Amerikan savaş uçağını birkaç dakikada avlamış. 15 savaş savas gemisinden ise 2 sini batırmıs ...
|